ANKARA (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin, "Gazi Meclisimizin çatısı altında yürütülecek çalışmaların, milletimizin ortak vicdanını yansıtan, kardeşlik hukukunu güçlendiren ve toplumsal dayanışmayı daha da pekiştiren sonuçlar doğuracağına içtenlikle inanıyorum." ifadesini kullandı.
Yazıcı, NSosyal hesabından, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin paylaşımda bulundu.
Kanun teklifinin bugün TBMM Başkanlığına sunulduğunu hatırlatan Yazıcı, Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortaya koyduğu rapor doğrultusunda hazırlanan düzenlemenin, süreç kapsamında temel bir çerçeve oluşturduğunu belirtti.
Yazıcı, Türkiye Cumhuriyeti'nin, ikinci yüzyılının bu aşamasında tarihi bir eşiği daha aştığını vurgulayarak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği 'iç cepheyi tahkim etme' vizyonu doğrultusunda, Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin sergilediği sarsılmaz irade ve devletimizin tecrübesiyle yaklaşık iki yıldır yürütülen Terörsüz Türkiye süreci, TBMM'ye sunulan çerçeve kanun teklifiyle yeni bir safhaya ulaşmış bulunuyor." değerlendirmesini yaptı.
Süreci, "Herhangi bir tavizin değil, milletimizin birliğini daha da güçlendirme, demokrasimizi sağlamlaştırma ve hukuk devleti ilkeleri içinde Cumhuriyetimizin temel niteliklerini daha da tahkim etme iradesinin ifadesi." olarak nitelendiren Yazıcı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, üniter devlet yapısının, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet ilkesinin, bu yürüyüşün değişmez istikameti olduğunu belirtti.
Yazıcı, Cumhur İttifakı'nın ortaya koyduğu kararlı duruşun, günlük siyasi hesapların ötesinde, milletin istikbalini önceleyen milli bir duruşun tezahürü olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
"Çünkü mesele yalnızca bugünün güvenliği değil, gelecek nesillerin huzuru ve Türkiye Yüzyılı'nın güçlü temeller üzerinde yükselmesidir. Artık hedefimiz sadece Terörsüz Türkiye değildir. Terör örgütlerinin bölgemizi istikrarsızlaştırmasına imkan vermeyen, komşu coğrafyalarında da barışın, güvenliğin ve istikrarın hakim olduğu Terörsüz bölge idealidir. Zira biliyoruz ki, Türkiye'nin güvenliği ile bölgemizin huzuru birbirinden ayrı düşünülemez. Gazi Meclisimizin çatısı altında yürütülecek çalışmaların, milletimizin ortak vicdanını yansıtan, kardeşlik hukukunu güçlendiren ve toplumsal dayanışmayı daha da pekiştiren sonuçlar doğuracağına içtenlikle inanıyorum."
Yazıcı, "Türkiye Yüzyılı"nın, terörün değil huzurun, korkunun değil güvenin, ayrışmanın değil kardeşliğin yüzyılı olacağına işaret ederek, şunları kaydetti:
"İç cephesi güçlü, millet iradesi sağlam, bölgesinde güven ve istikrar üreten bir Türkiye, sadece kendi vatandaşları için değil, bölgesi ve insanlık için de güven veren gücünü pekiştirmiş olacaktır. Bu inançla, Terörsüz Türkiye'den Terörsüz bölgeye uzanan yürüyüşümüzü aynı kararlılık ve aynı milli şuurla sürdüreceğiz. Terörün olmadığı yerde korku değil güven; güvenin olduğu yerde ayrışma değil kardeşlik; kardeşliğin olduğu yerde ise güçlü devlet ve büyük Türkiye vardır. Terörsüz Türkiye, güçlü Türkiye'nin, Terörsüz bölge ise güçlü ve adil bir dünyanın anahtarıdır."

