GÜVENCESİZ ÇALIŞTIRILMA VE TURİZM SEKTÖRÜ

EFENEWS – Türkiye’de üretim sektörünün pek çoğunda yıllardan beri süregelen güvencesiz çalıştırılma önemini koruyor. Örneğin Cihangir’de bir kafede çalışan kadını işten çıkarma gerekçesi olarak “yeteri kadar güzel değilsin” denilebiliyor. Ya da dört yıldızlı bir otel şef garsonu “yeteri kadar güler yüzlü olmadığı için işten çıkardık” diyebiliyor. Topuklu ayakkabı giymek zorunda bırakılan kadın çalışanların ayaklarının kan içinde bırakılması, bazen kasasında açık çıktığı için bodrum katında darp edilen resepsiyon ya da kasiyerler. Sırf müşteri parasının ya da bir eşyasının eksik olduğunu beyan etmesi yüzünden çıplak aramaya maruz kalan oda temizliği yapan kadınlar. Çalışma alanına yönelik örnekler uzayıp gider.

Seyahat ederken, tatil yaparken, okulda, kantinlerde ya da öğrenci yurtlarında. Meclis lokantasındaki çalışanlar bile tacizle mücadele etmek zorunda kalıyorsa siz düşünün diğer yerlerdeki koşullar ne kadar ağırdır.

Kamu kuruluşlarında sağlığına uygun iş isteyen işçilerin işten atılması, bu duruma karşı çıkan sendika yöneticisi işçinin sürgün edilmesi düşünülünce, işverenler ve vekillerinin keyfiliğinin sınırlarını varın siz düşünün. Bir de 12 Eylül, Kenan Evren ve sonrasında Turgut Özal var ki sektörde örgütlülüğü bitirmiş ve sendikalara sadece önüne konulan metinlere imza atan sendikacı rolü verilmiştir. Kenan Evren o zaman şunları söylemişti: “İstanbul’da bir otelde ismini vermeyeceğim çalışan metrdotelin (şef garsonun) maaşı, aldığı ücret 100 bin lira. Benim elime geçen 40 bin lira… Bunları yapanlar sosyal adaletten bahsediyorlar. Bu mu sosyal adalet?” Sendika üyesi garsonları hedef gösteriyor ama işverenin imajının zedelenmemesi için otelin adını vermiyor. Kendisi devlete ve millete hizmet yolunda ama gözü garsonların maaşlarında. Cem Karaca şarkısı gibi değil mi? “İşçisin sen işçi kal”. Kenan Evren ve sonrasında Özal ile birlikte sektöre ayar vermek resmi politika olmuş.

Çalışanların maaşlarını açlık sınırı altında veya civarında tutmuşlar. Çok uluslu beş yıldızlı otellerde 16 saate varan çalışmalar, ödenmeyen mesai ücretleri, baskılar ve yasaya aykırı taşeron çalışmalar normal sayılmış. “Turizmde böyle kanunu” oluşmuş.

Meslek hastalıkları, iş kazaları vs eklenince hukuksuz, adaletsiz bir dünya gibi görünüyor. Şikayetçi oluyorsun işsiz kalıyorsun. Belki tazminat alıyorsun. İnsan yaşamıyla oynayan işverenler için bir akşam yemeğinde harcadığı miktarda para cezası verilmesi şeklinde bu adalet. Böyle olduğu için de örgütlenmekten iş kolundaki ve diğer iş kollarında çalışan işçilerle yan yana gelmekten başka şansın yok. İşçinin maaşını yoksulluk sınırı üzerine çıkarmak, çalışma saatlerini 6 saate düşürüp haftalık kesintisiz iki gün izin yapmak gibi temel taleplere sahip olmalı. İşçi maaşlarından yoksulluk sınırına kadar vergilerin kaldırılması. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması. Ülkede işçilerin işverenlerden daha fazla vergi ödemesi milli spor, diğer milli sporumuz da holding işverenlerinin vergi borçlarının silinmesi. Sektörün 20 sendikası var. Sadece biri iş kolu barajı üzerinde. İş kolu barajını aşmış olan bu sendika direkt kamu eliyle devasa sayılara ulaşıyor.

Örneğin, kimi devlet yurtlarında ve bağlı tesislerde çalışanların geçirdiği iş kazalarını görmezden gelen, meslek hastalıklarını yok sayan, müdürlerin keyfi sürgün politikalarını destekleyen, işçilerin görevleri dışındaki işleri yapmasına ses çıkarmayan TOLEYİS var. Diğer sendikaların da bir kısmı TOLEYİS yerine geçip ücret sendikacılığı yapıyorlar. Kimi sendikalar da “emek mücadelesinde mevzi tutuyoruz” diyerek her genel kurulda kavgalar, usulsüzlükler ve türlü oyunlarla gündemde zaman geçiriyorlar. Bu koşullarda doğru düzgün bir örgütlenme çabası iğneyle kuyu kazmaya benziyor.

Son bir ay içinde Afyonkarahisar Destine Hatun Kız Öğrenci Yurdu, Afyonkarahisar Bacım Sultan Öğrenci Yurdu, Bodrum Xuma Beach, İstanbul Melek Motels, Köfteci Yusuf’larda faaliyet gösteren TABY (kurye), Yalova Grand Termal Otel, Bodrum Ladonia Hotels Del Mare işçilerinin sendikalaşma etkinlikleri görüldü. Bu süreci bir işyerinde TEHİS, bir işyerinde Dev Turizm İş, beş işyerinde ise OTİS’in yürüttüğü açıklandı.

Böylesine sistemli ve organize şekilde örgütsüz bırakılan sektörde bu mücadelelerin varlığı emek mücadelesinin yükselmeye başladığının habercisidir.

Cemal BİLGİN

İlginizi Çekebilir

BABÜLMENDEB BOĞAZI VE HUSİLER

EFENEWS – Babülmendeb Boğazı son günlerin en çok konuşulan ve dünya ekonomisini sarsan olayların yaşandığı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir