İstanbul

Written by 00:00 Genel

Ketebe Yayınları, Necip Fazıl Kısakürek külliyatını yeniden okurla buluşturuyor

– Şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek’in bütün eserlerinin Ketebe Yayınları tarafından yayımlanacağı “Büyük Doğu Kitaplığı” dizisi, yazarın vefatının 43. yılında düzenlenen etkinlikle tanıtıldı

İSTANBUL (AA) – Edebiyat çevrelerinde "Üstat" olarak da tanınan, "Büyük Doğu" düşüncesinin mimarı, şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek'in bütün eserleri, Ketebe Yayınları etiketiyle yeniden okurla buluşuyor.

Kısakürek'in vefatının 43. yılında, külliyatın yayın haklarını Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı işbirliğiyle devralan Ketebe Yayınlarının ev sahipliğinde AKM'de "Poetikadan Aksiyona" başlıklı etkinlik düzenlendi.

"Büyük Doğu Kitaplığı" ismiyle raflarda yer alacak Necip Fazıl Kısakürek Külliyatı'nın tanıtımının yapıldığı toplantıya, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ile yayın dünyasından ve edebiyat çevrelerinden davetliler katıldı.

– "Üstad'ı daha fazla anlatmamıza imkan doğacak"

Büyük Doğu Yayınları Sahibi ve Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Emrah Kısakürek, etkinlik öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, Üstad'ın vefat yıl dönümü dolayısıyla hüzünlü olduklarını söyledi.

"Eserlerinin yeni nesillere ulaştırılması konusunda destek bulduğumuz ve en az ailesi kadar bu konuya hassas yaklaştıkları için minnettarız." diyen Kısakürek, kitapların yayın sürecinde Kısakürek'in eserlerinin özgünlüğünün korunacağına dikkati çekti.

Emrah Kısakürek, "Biz zaten bu işin hala içindeyiz. Bugüne kadar koruduğumuz Necip Fazıl'ın eserlerinin, noktasına virgülüne zarar gelmeden yayınlanması hususunda aynı hassasiyetle devam edeceğiz. Heyecan verici bir durum, yeni bir kapı açılacak bizim için. Bizlerin kitap yayınındaki angaryalardan biraz kurtulup tanıtım konusundaki desteklerle Üstad'ı daha fazla anlatmamıza imkan doğacak." diye konuştu.

Kısakürek, yeni yayın süreçleriyle birlikte dijitalleşmenin önemine de vurgu yaparak, "Artık mecralar değişti. Gençleri sosyal medya ve dijital mecralar üzerinden bu işin içine çekecek şekilde çalışmak lazım. Bu konuda Albayrak Holding'in ve Ketebe'nin desteği büyük önem taşıyor. Biz de bildiğimizi, dilimizin döndüğünü anlatacağız. Umarım gençler de Üstad'ın eserlerinden zevk almaya başlarlar." ifadelerini kullandı.

– "Necip Fazıl'ın eserleri güncelliğini koruyor"

Emrah Kısakürek, Necip Fazıl'ın eserlerinin bugün de geçerliliğini koruduğunu ifade ederek, "Bir Adam Yaratmak filmini seyreden birçok kişinin sosyal medyadaki paylaşımlarında görüyorum, hepsi kendi içlerinden, arayışlarından, çektikleri sıkıntılardan bir parça yakalıyor. Üstat o yüzden hala okunabilir, gençlerin ilgisini çekebilir. Girdiği, eserlerinde işlediği konuların hepsi hala güncelliğini koruyor. Toplumun bazı değerlerden uzaklaştığı bir anda Necip Fazıl'a tekrar sarılarak kendilerine geleceklerini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Kısakürek ayrıca, "Çile", "Bir Adam Yaratmak", "Reis Bey", "Para" ve atlara olan bağını anlatan "At'a Senfoni" eserlerinin bu kapsamda çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

– "Arzumuz Üstad'a yakışan bir entelektüel zemin inşa etmek"

Ketebe Genel Yayın Yönetmeni Furkan Çalışkan, Kısakürek'in sanat ve fikriyat mücadelesinin kalesi olan Büyük Doğu Yayınları ile Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfının yüküne omuz vermek için yola çıktıklarını belirtti.

Çalışkan, yayınevi olarak hedeflerine ilişkin, "Vazifemiz, Üstad'ın eserlerinin ve mücadele dolu hayatının, akademik bir kürsü teşkil edecek kadar etüt edilmesine, ilham ve imkan verdiği genç zihinlere yol açmayı amaç edinmektir. Bir yayınevi olarak bizim kitapları yayınlamaktan daha öte amacımız budur." dedi.

Fikrini ve davasını onu taşımasını umduğu insanlara bıkmadan usanmadan anlatan Üstad'ın emaneti olan eserleri aziz ve muhterem kabul ettiklerini dile getiren Çalışkan, "Yayınevi olarak arzumuz ve niyetimiz, neşir faaliyetinin ötesinde Üstad'a yakışan bir entelektüel zemin inşa etmektir." ifadesini kullandı.

– "Üstad'ın kitaplarını çocuklarımıza okutmalı ve anlayabilmelerini sağlamalıyız"

Eğitimci ve yazar Yusuf Turan Günaydın, Necip Fazıl'ın eserleri ile ilk tanışmasının küçük yaşlarda babasının "Veliler Ordusundan 333: Halkadan Pırıltılar" adlı kitabı okumasıyla gerçekleştiğini, 14 yıllık öğretmenlik hayatında da öğrencilerine Kısakürek'in kitaplarını tavsiye ettiğini aktardı.

Günaydın, 1990'lı yıllarda öğrencilerinin Necip Fazıl eserlerini okurken bilmedikleri kelimeler nedeniyle zorlandıklarını fark ettiğini anlatarak, "Benim nesildaşlarım Üstat'ı yüzde 80, yüzde 90 anlayabiliyorduk. Eğitimcilerimize, öğrencilerin kelime haznelerini geliştirme yolunda bir faaliyet yürütmeleri gerektiğini hatırlatmak isterim. Üstad'ın kitaplarını sadeleştirmek yerine, bizzat orijinal şekliyle çocuklarımıza okutmalı ve anlayabilmelerini sağlamalıyız." şeklinde konuştu.

– "Tasavvufa uyanışı, şahsiyetinde ciddi bir dönüşüm oluşturmuştur"

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Asli Üyesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Fatih Andı ise Necip Fazıl hakkında konuşmanın zorluğuna dikkati çekerek, onun Cumhuriyet döneminin düşünce ve kültür hayatında en çok öne çıkan baskın isimlerden biri olduğunu vurguladı.

Necip Fazıl'ın yaptıklarının üç temel odakta toparlanabileceğini ifade eden Andı, "Bunlardan birisi elbette o büyük sanatkar kişiliğidir. Necip Fazıl şahsiyetini yapan temel ana odaklardan ikincisi elbette düşünce. Fildişi Kulesi'nden topluma kurtuluş reçeteleri sunan çok isim vardır ama Sezai Karakoç'un o meşhur hikaye kitabının başlığıyla söylersek, 'Meydan ortaya çıktığında meydana ben de varım diye atılan isim o kadar çok değildir.' Necip Fazıl'ı yapan üç odaktan birisi de eylem. Yani çok sevdiği kelimesiyle söylersek aksiyon. Sanattaki Necip Fazıl, düşüncedeki Necip Fazıl ve aksiyondaki Necip Fazıl böyle bir piramidi yükselten bir nitelik arz ediyor karşımızda." görüşünü paylaştı.

Prof. Dr. Andı, Necip Fazıl'ın 1934'te Abdülhakim Arvasi ile tanıştığını ve sohbetleriyle tasavvufa uyanışının başladığını belirterek, "Tasavvufa uyanışı Necip Fazıl'ın şahsiyetinde çok ciddi bir dönüşüm oluşturmuştur. En başta tasavvuf, Necip Fazıl'ın şiirini trajik olmaktan kurtarıp sağlam bir zeminde yükselen bir şiir haline dönüştürmüştür. Kaldırımlar şairi, Çile'nin şairi olmuştur. Tasavvufun beslenilecek bir damar olduğu kabulünü Türk düşünce hayatına getirmiştir." dedi.

– "Eşine az rastlanır mükemmellikte, komple bir sanatçıdır"

Prof. Dr. Abdullah Uçman da Necip Fazıl'ın, inancı ve İslam'ı hayatın temel dinamiklerinden biri olarak yerleştirmeye çalıştığını ve hayatı boyunca bunun mücadelesini verdiğini söyledi.

Uçman, "Cumhuriyet'ten sonraki yıllarda, Batılılaşmanın devletçi bir karakter kazandığı, tek düşüncenin hakim olduğu bir devirde ortaya çıkan Necip Fazıl, herkes için geçerli hale gelen değer yargılarını sarsarak yepyeni bir dünya görüşünün sözcüsü olmuştur. Necip Fazıl aynı zamanda eşine az rastlanır mükemmellikte, komple bir sanatçıdır. Edebiyatımızda şairliği, tiyatro yazarlığı, fikir adamlığı ve gazeteciliği bir arada böylesine güçlü olan başka bir benzeri yoktur. Onun büyüklüğü, ölümünden kırk küsur yıl geçmiş olmasına rağmen, hala bayrak bir şahsiyet olarak yaşamasından ileri gelmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından katılımcılar sahneye gelerek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Proje kapsamında Kısakürek'in şair, mütefekkir, romancı ve tiyatro yazarı kimliğiyle kaleme aldığı eserler eksiksiz olarak basılacak.

Daha önce Aliya İzetbegoviç, Cengiz Aytmatov, Kemal Tahir, Ülkü Tamer ve Cahit Zarifoğlu gibi isimlerin eserlerini toplu olarak basan Ketebe Yayınları, Kısakürek'in külliyatını da bünyesine katmış oldu.

Visited 2 times, 2 visit(s) today
Close Search Window
Close