Buket Uzuner ve Müge İplikçi’nin katıldığı “Kadınların Kaleminden İnsan, Toplum ve Doğa” söyleşisinde kadının yaşamdaki vazgeçilmez rolü ele alındı. Uzuner, “Ağaç yoksa hayat yok; kadın da öyle. Kadınlar olmadan erkeklerin hayatta kalması mümkün değil” dedi.
Türk edebiyatının usta kalemleri Buket Uzuner ve Müge İplikçi, Beşiktaş Belediyesi Beltaş Kitap Kafe’de düzenlenen “Kadınların Kaleminden İnsan, Toplum ve Doğa” başlıklı söyleşi ve imza gününde kitapseverlerle bir araya geldi. Kadın Aile Hizmetleri Müdürlüğü Kadın Dayanışma ve Yaşam Merkezi tarafından Dünya Kitapseverler Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan yazar Buket Uzuner, kadınların doğadaki, tarihteki ve toplumsal hayattaki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.
“Ağaca ne kadar bağımlıysak, kadına da o kadar bağımlıyız”
Konuşmasında kadının varoluşsal önemine vurgu yapan Buket Uzuner ”Kadınlar olmadan hayatın olması mümkün değil. Ağacı da ben kadın gibi görüyorum. Ağaç yoksa hayat yok, insan yok. O kadar bağımlıyız hayata; kadın da öyle. Kadın aslında yaşamın oluşmasında ve ihtiyaçlarımızı sağlamada değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel ihtiyaçlarımıza da karşılık veriyor. Kadınlar olmadan erkeklerin hayatta kalmasının mümkün olmadığını biz kadınlar biliyoruz.” ifadelerinde bulundu.
Tarih boyunca kadınların rolünün üzerinin örtüldüğünü belirten Uzuner, ilk lokman hekimlerin ve şifacıların kadınlar olduğunu hatırlattı. Hangi otun neye iyi geldiğini ilk bilenlerin kadınlar olduğunu ancak tarihin erkekler tarafından yazılmasıyla mitolojideki ve tarihteki kadın figürlerinin silindiğini ifade etti.
“Dünyayı değiştirebileceğimiz tek şey bu satırlar”
Etkinlikte söz alan bir diğer yazar Müge İplikçi ise eserlerinde neden ısrarla kadınları ve gençleri anlattığını şu sözlerle dile getirdi: “Neden kadınları anlatıyorum? Çünkü onlar, o görünmezliği hiçbir şekilde hak eden canlılar değil. Gençlere ve çocuklara yazıyorum çünkü onların hâlâ çok büyük dertleri var. Biz moloz olduk artık; hep aynı şeyleri aynı insanlarla konuşuyoruz ve dünyayı değiştiremiyoruz. Sınıfta kaldık çünkü. O zaman gençlerin bugün direttiği şeyin peşinden gitmemiz lazım. Biz yazarlar gariban bir tanığız; bizim dünyayı değiştirebileceğimiz tek şey bu satırlar.”
Söyleşi, yazarların okurlarla hatıra fotoğrafı çektirmesi ve kitaplarını imzalamasının ardından sona erdi.
EfeNews Görünür Haberlerin Adresi