Çerçeve Yasa ve Toplumsal Yansımaları

Çerçeve Yasa ve Toplumsal Yansımaları

EFENEWS – Çerçeve Yasa olarak bilinen “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” diğer adı ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair kanun 10 Ağustos 2026 günü, TBMM Genel Kurulu’nda yapılan uzun soluklu ve tartışmalı görüşmeler sonucu 467 kabul, 88 red, 6 çekimser oy ile kabul edildi.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanıp, Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren  yürürlüğe giren kanun 12 maddeden oluşuyor.

 Ak Parti ve MHP sözcüleri, yürürlüğe giren yasanın bir af yasası olmadığını, resmi gerekçesinde mahkûmiyet hükümlerinin bütün hukuki sonuçları ile varlığını koruduğunu belirtiyor olmalarına rağmen, af gibi görülme özelliğini hala koruyor. Toplumun bir  kesiminin bu yasaya karşı endişeli bir tavır içinde olduğu hepimizin malumudur.

Hiç şüphesiz ülkede, terörün sürmesini toplumun hiçbir kesimi asla istemez. Yaşanan acılar ve kaybedilen 50 yıl Türkiye için çok büyük bir kayıptır. Ancak toplumsal bütünlük ve Üniter Devlet yapısı ülkemizin geleceği açısından önemlidir.

Gerçek anlamda silahların bırakılması ile örgütün bütün bağlı alt unsurlarıyla kendini feshetmesi, bu kanunun en can alıcı noktasıdır.

 Bu yasanın çıkması sonrası, MGK tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YILMAZ başkanlığında oluşturulacak kurullar, uygulama ve uygulamadaki aksaklıkların anında giderilmesi için kuyumcu titizliği içinde çalışacaktır. Bu yasa toplumsal birliktelik içinde benimsenirse hedefine ulaşır diye düşünüyorum.

 50 yıl terör ile iç içe yaşamış bir ulusun endişelerinin giderilmesi kolay olmayacaktır. Bu konuda idari makamlar da hoşgörülü olmalıdır.

Vatandaşın gözü kulağı bu uygulamalardaki olumlu ve olumsuz gelişmelerde olacaktır.

Yasa maddelerinin çok hassas bir şekilde yorumlanıp, uygulayıcı makamların toplum hassasiyetlerini göz önünde tutup, örgütün silah bırakmasını sağlaması, yurt içinde ve dışındaki faaliyetlerle ilgili  huzur sağlanana kadar da bu gözlemi devam edecektir.

Terör suçundan ceza alan ve hapiste olan örgüt üyelerinin cezalarının ertelenme süreleri; 15 yıl ve altı ceza alanlar için 5 yıl, 15 yıldan müebbete kadar olanların ise 10 yıldır. Örgüt faaliyeti kapsamında, kasten adam öldürmede ise 1/06/2005 öncesi müebbet gerektiren suçlar kapsam dışı tutulmuştur.

Bu erteleme süreleri içinde herhangi bir suç işlememesi halinde alınan cezalar infaz edilmiş sayılacaktır.

Ben olayın siyasi tarafına kendi adıma bakmayıp, içinde bulunduğum çevre ve vatandaşları üç kategoride değerlendiriyorum.

1. BU KANUNA ILIMLI YAKLAŞANLAR;

-Bu kesime göre terör biter,

-Hukuk ve adalet sistemi gelişir,

-Toplumsal huzur ile birlikte ülkedeki sosyal ve ekonomik sıkıntılar yerini huzura bırakır,

– Türkiye bölgede siyasi, askeri, ekonomik ve toplumsal birliktelik ile çok güçlü bir konuma gelir,

-Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi, iç ve dış turizm yönünden büyük bir potansiyele ulaşır,

– Yerel ve bölgesel yer üstü ve yeraltı kaynaklarının işlenmesi, ekonomiye katkısı artar,

– Ülkenin askeri harcamaları, topluma aktarılır ve refah seviyesi yükseltilir,

 gibi birçok iyimser bakışı içermektedir.

2.ENDİŞELİLER;

– Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte, anayasa değişikliği yapılıp yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasının gündeme getirilmesi.

– Vatandaşlık tanımı, ana dilde eğitim, siyasi temsil yasası, yöresel gelirlerden pay alma ve özerk yönetim talebi gibi konuların ülkede huzursuzluk yaratması endişesi. Daha birçok buna benzer konular dillendirilmekte.

3.KARAMSARLAR;

– Türk Milleti tanımının yeniden tartışmaya açılması,

– Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesi,

– Apo’ya siyasi statü verilmesi ve affedilmesi,

– Özerklik ve federasyon gibi sistemlerle birlikte, üniter yapının yok edilmesi,

– Cumhuriyet ve halkın kendi kendini yönetmesi ilkesine zarar verilmesi,

her üç kesim için de bu maddeler çoğaltılıp azaltılabilir,

Milletimizin siyasi, ekonomik, askeri ve stratejik açıdan statüsünü koruması ve bulunduğu konumunu daha ileriye taşıması, birlik ve beraberlik içinde olmak kaydıyla  yaşanacak barış, huzur ve istikrar ile olacaktır. Toplumumuzun ılımlı, endişeli ve karamsar görüşlere sahip kesimleri, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek olan  siyasi ve toplumsal gelişmelerle birlikte dile getirdikleri  tüm konuların nasıl ve ne şekilde meydana geleceğini, endişe ve eksiklerin nasıl ortadan kalkacağını hep birlikte görecektir.

 

Ali BOZKUŞ

 

İlginizi Çekebilir

MHP Genel Sekreter Yardımcısı Osmanağaoğlu, Gaziantep’te konuştu

- "Terörsüz Türkiye, emperyalizmin dayatmalarına karşı koyan iradenin ortak adıdır"

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir