İBB DAVASINDA 15. GÜN: İMAMOĞLU VE ONGUN’DAN ÇAĞLAR’A SORULAR

EFENEWS – Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında ikinci celsenin 15. günü tamamlandı. Tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularının sürdüğü 79. duruşmada, Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’ın salondan çıkarılması gündem oldu. Eski İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar da savunma yaparak hakkındaki suçlamaları reddetti.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ve avukat Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar, avukatları ve sanık yakınları da duruşmayı takip etti.

Özçağdaş duruşma salonundan ayrıldı

Duruşmanın başlangıcında mahkeme başkanı, Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş hakkında daha önce verilen “duruşmaya katılmama” kararı nedeniyle oturumu başlatmadı.

Özçağdaş, yazılı kararın kendisine iletilmesini talep ederek, “Yazılı karar getirsin. Talimatını yasallaştırsın. Kan davası mı yönetiyor?” ifadelerini kullandı.

Jandarma personelinin yanına gelmesi üzerine Özçağdaş, “Hiçbir jandarma bana dokunamaz. Ben milletvekiliyim. Buraya hır çıkartmaya gelmedim. Mahkeme başkanı kararını yazılı olarak iletsin. Bana, ‘Seni İBB davalarından yasakladım’ desin” dedi.

Saat 11.55’te salondan ayrılan Özçağdaş, “Aylardır yakınlarınızı bekliyorsunuz. Bugün yaşanan şey hukuksuzluktur. Bir milletvekili bir davadan yasaklanıyorsa bu hukuksuzluktur. Kırıldığımı söylemek isterim. Adalet umarım tecelli eder. Bu yapılan doğru bir uygulama değil. Bu salondan çıkıyorum” ifadelerini kullandı.

Sanık yakınları Özçağdaş’a alkışlarla destek verdi. Özçağdaş daha sonra, “Ailelere olan sevgim ve saygım nedeniyle buradan ayrılıyorum” dedi.

Orçun Muhittin Yılmaz savunma yaptı

Duruşmada ilk olarak itirafçı sanık Orçun Muhittin Yılmaz savunma yaptı.

Belediye iştiraklerinde çalışıyor gibi gösterildiğini belirten Yılmaz, “Ben avukatım. Ne belediyede ne de kamuda çalışmışlığım var. Bence bir isim karışıklığı var” dedi.

Emrah Bağdatlı ile Galatasaray taraftarlığı üzerinden tanıştıklarını söyleyen Yılmaz, Murat Ongun’la baz istasyonu çakışmalarına ilişkin ise “Ben kendisini tanımam” ifadelerini kullandı.

Savunmasının ardından sorgusuna geçilen Yılmaz’a duruşma savcısı, Emrah Bağdatlı’nın operasyonu önceden bildiği ve Murat Ongun’un kendisine yurt dışına çıkmasını söylediği yönündeki beyanını sordu.

Yılmaz, bu değerlendirmeyi tutuklu bulunduğu sırada televizyonda gördüğü haberlerden hareketle yaptığını söyledi.

Savcının, “Emrah Bağdatlı’yla Murat Ongun’un ilişkisinden bahsetmişsin” sözlerine karşılık Yılmaz, “Ben Murat Bey’i tanımam. Bahsettiklerim, Emrah Bağdatlı’nın anlattığı hususlar” dedi.

Bağdatlı’nın avukatı Mehmet Zengin’in, “Emrah Bağdatlı’nın lüks bir yaşamı vardı diyorsunuz. Bu yaşam biçiminin belediye ile ilişkileri sayesinde gerçekleştiğini mi düşünüyorsunuz?” sorusuna Yılmaz, “Hayır” yanıtını verdi.

Zengin’in, “Müvekkilim Emrah Bağdatlı’yı Murat Ongun’un yurt dışına çıkarttığına nereden kanaat getirdiniz?” sorusuna da Yılmaz, “Televizyonda gördüklerimden kanaat getirdim” dedi.

Cengiz Özkarabekir suçlamaları reddetti

Orçun Muhittin Yılmaz’ın sorgusunun ardından sanık kürsüsüne Cengiz Özkarabekir geldi.

Özkarabekir, bir sanatçı olduğunu ve ülkenin kültür-sanat hayatını zenginleştirmek için çalıştığını belirtti. Mal ve para varlığının bulunmadığını söyleyen Özkarabekir, itirafçı sanık Ertan Yıldız’ın ifadesinde adının geçmesine de tepki gösterdi.

Özkarabekir, “Ertan Yıldız’ı İBB’de tanıdım. Kendisi kültür ve sanattan çok uzak bir kişidir. İfadelerine beni sığdırmış, ben yazıdan anlarım, o ifadede daldan dala atlayan bir karakter gördüm” dedi.

Savunmasını tamamlayan Özkarabekir’e mahkeme başkanı ve duruşma savcısı soru yöneltmedi.

Diğer tutuksuz sanıkların savunmaları alındı

Cengiz Özkarabekir’in ardından Jale Kaya savunma yaptı. Jale Kaya’nın savunması ve sorgusunun tamamlanmasının ardından Emin Ferhat Ertek sanık kürsüsüne çıktı.

Ertek, adının bir kişinin ifadesinde geçtiğini, daha sonra bu kişinin beyanını geri çektiğini söyledi. Suçlamaları kabul etmediğini belirten Ertek, “Bir yapının varlığından haberdar değilim” dedi.

Öğle arasının ardından tutuksuz sanık Harun Cengiz Beğenmez savunma yaptı. Beğenmez, “Bu davayla bağlantımın ne olduğunu anlamadım” diyerek Yörünge Medya isimli şirketin ortağı olmadığını, yalnızca çalışanı olduğunu söyledi. 2023 yılında emekli olduğunu da belirtti.

İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Begüm Çelikdelen ise İSKİ’nin yanı sıra iştiraklerde de görevlendirildiklerini ancak bunun kendi tasarruflarında olmadığını söyledi.

Savcının Fatih Keleş’i nereden tanıdığı sorusuna Çelikdelen, “Başkan beyle yaptığımız toplantılara katılımcı olarak gelmişti. Toplantılara danışman sıfatıyla gelirdi ama her toplantıya katılmazdı” yanıtını verdi.

Cebeci Maden Sahası’yla ilgili soru sorup sormadığına ilişkin soruya ise, “Hayır. Bizim görüş verme yetkimiz var, Fatih Bey yazı geldi mi diye sorardı” dedi.

Fatih Keleş’in, “Cebeci Maden Sahası’na ilişkin 1 veya 2 toplantı dışında başka toplantıya katıldım mı?” sorusuna Çelikdelen, “Hatırlamıyorum” yanıtını verdi.

Durukan: 15 bin doları Ümit Polat’a verdim

Sanık Bünyamin Durukan, ekonomik olarak zor durumda olduğunu ve hazırladığı 15 bin doları itirafçı sanık Ümit Polat’a teslim ettiğini söyledi.

Tutuklu Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın, “Benim sizden herhangi bir talebim oldu mu?” sorusuna Durukan, “Hayır” yanıtını verdi.

Ümit Polat’ın avukatının, “Neden şikayet etmediniz?” sorusuna ise Durukan, “Ben Ümit Bey’i 15 senedir tanıyorum. Orası resmi bir kurumdur, böyle şeyler konuşulmaz” dedi.

Durukan’ın ardından savunma yapan Fikret Baydemir, rüşvet vermediğini, alacağını tahsil etmeye çalışırken kendisinden para istendiğini ve mağdur edildiğini söyledi.

Ali Sukas’ın, “Ağaç A.Ş ile yaptığınız ticari faaliyetiniz boyunca pozitif ya da negatif bir müdahaleme maruz kaldınız mı?” sorusuna Baydemir, “Hayır” yanıtını verdi.

Türkyılmaz ve diğer sanıklar beraat talep etti

Tutuksuz sanık Mehmet Türkyılmaz’ın savunması sırasında avukatlar savunma sıralamasına tepki gösterdi. Mahkeme başkanı, “Kafama göre alıyorum, tuttuğumu alamam” ifadelerini kullandı.

Türkyılmaz, Kültür A.Ş’de 15 yıl Mali İşler Müdürlüğü yaptığını ve yalnızca mali yeterlilik koşullarını belirlediğini söyledi.

İBB Kültür A.Ş Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar’ın, “Sizin Serdal Taşkın’ın görevi dışında herhangi bir konuda bilgi ve duyumunuz var mı?” sorusuna Türkyılmaz, “Çok kısa çalıştık böyle bir duyumum olmadı” yanıtını verdi.

Nurullah Temel ise 2024 yılında yapılan bir ihalede imzası bulunduğunun iddia edildiğini ancak 2020 yılında İSFALT’tan ayrıldığını söyledi.

İbrahim Sönmez de 2019 yılında İSFALT’tan ayrıldığını ve 5 yıl sonra yapılan ihaleden sorumlu tutulduğunu belirterek, “Benim o ihaleyle alakam yok” dedi ve beraatini istedi.

İsmail Yazkan da 2020 yılında emekli olduğunu belirterek beraat talebinde bulundu.

Tutuksuz sanık Tuncay Gürcan ise Fatih Fidan’ın beyanlarını kabul etmediğini, Fidan’ın performans düşüklüğü nedeniyle görevinden alındıktan sonra kendisine husumet beslediğini savundu.

Hakan Aplak: Suçlamalar görev alanımızla bağdaşmıyor

Avrupa Yakası Zabıta Müdürü Hakan Aplak, 28 yıllık devlet memuru olduğunu belirterek yöneltilen suçlamaların zabıtanın görev alanıyla uyuşmadığını söyledi.

Aplak, “Bize verilen bir talimatı uygulamadığımız için değil, görevimiz olmayan bir şey için suçlandık” ifadelerini kullandı.

İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz’ün, “Ben size talimat verdim mi?” sorusuna Aplak, “Görüştük ama talimat verme yetkiniz yok” yanıtını verdi.

Can Akın Çağlar savunma yaptı

Duruşmanın ilerleyen saatlerinde eski İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar sanık kürsüsüne çıktı.

2022-2025 yılları arasında görev yaptığını belirten Çağlar, Ekrem İmamoğlu ile nasıl çalışmaya başladığını anlattı. Siyasi kimlikten ziyade teknokrat bir isimle çalışılmak istendiği için göreve getirildiğini belirten Çağlar, “Daha genç bir arkadaşla devam edilmesi konusunda Ekrem Bey’le anlaştık. Emekli olacağım gün gözaltına alındım” dedi.

42 yıllık meslek hayatında milyarlarca liralık kaynak yönettiğini belirten Çağlar, denetlenmediği veya hesap vermediği hiçbir kurum kalmadığını söyledi. Sicilinde rüşvete aracılık ya da ihaleye fesat karıştırma gibi bir suçlama bulunmadığını belirterek hakkındaki 24 eylem suçlamasını reddetti.

Metro kredileriyle ilgili iddiaları reddetti

Çağlar, Avcılar’daki kamulaştırma imzalarını işlemin yüksek tutarlı olması nedeniyle attığını, Reina konusunun ise gündemine hiç gelmediğini söyledi.

Metro kredilerinin reklam şirketlerine aktarıldığı yönündeki iddiaları da reddeden Çağlar, Mali İşler’e gönderdiği resmi yazıyı hatırlatarak bu şirketlere tek kuruş ödeme yapılmadığını belirtti.

Reklam şirketlerinin belediyeden ihale alan ve ödeme yapan kurumlar olduğunu ifade etti.

Yurt dışı kredilerinin onay sürecinin 1,5 yılı bulabildiğini belirten Çağlar, İBB’nin öz kaynaklarıyla yapılan harcamaların kredi geldikten sonra mahsup edildiğini ve bu yöntemle daha düşük faiz ödendiğini söyledi.

Toplam 2,9 milyar euro kredi kullanıldığını ve 3,1 milyar euro harcama yapıldığını belirten Çağlar, kamu zararı iddialarına karşı çıkarak, “Bu Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’nde de, geçmişte yönettiğim Ziraat Bankası’nda da aynı şekilde ilerler. Bu, kamusal bir rutindir” dedi.

İddianamede yer alan “Sistem” kavramını ilk kez bu dava kapsamında duyduğunu söyleyen Çağlar, Fatih Keleş’e bağlı çalıştığı iddiasını da reddetti.

Keleş ile arasında ast-üst ilişkisi bulunmadığını belirten Çağlar, “Kendisiyle toplamda 5 kez bir araya gelmemişizdir, görüşmek istediğinde randevu alırdı” dedi.

İmamoğlu ve Ongun Çağlar’a soru yöneltti

Çağlar’ın savunmasının tamamlanmasının ardından sorgu aşamasına geçildi.

Ekrem İmamoğlu, Çağlar’a, “Çok geçmiş olsun, sizi sağlıklı gördüğüme sevindim. Burada savunma yapmanızdan ülke adına hicap duyuyorum” dedikten sonra çeşitli sorular yöneltti.

İmamoğlu’nun, “5 yıllık görev dönemimizde buradaki hitabımızın dışında bir emir talimat çalışma şeklimiz oldu mu?” ve “Kamu çıkarına iş üretmenin dışında sizinle herhangi bir mesaimiz olmuş mudur?” sorularına Çağlar, “Hayır efendim” yanıtını verdi.

İmamoğlu’nun, “Size ‘şu kişiden talimat alacaksınız’ diye bir yönlendirmem oldu mu?” sorusuna karşılık Çağlar, Fatih Keleş’in kendisiyle yalnızca randevu alarak görüştüğünü söyledi.

Murat Ongun ise reklam ihalelerine ilişkin iddiaları hatırlatarak, “Benim ya da Kağan Bey’in sizi etkilemek ya da baskı altına almak gibi bir durumumuz oldu mu?” diye sordu.

Çağlar, “Hayır, çünkü ben başkandan sonra en üst makamda olduğum için öyle bir durum söz konusu değildi” yanıtını verdi.

Fatih Keleş de Çağlar’a soru yöneltti

Çağlar’ın sorgusu sırasında Fatih Keleş de söz aldı.

Keleş, “Siz bana bağlı örgüt yöneticisi olarak gösteriliyorsunuz. Benim sizden yönettiğim spor kulübü dışında herhangi bir isteğim, talebim oldu mu?” diye sordu.

Çağlar bu soruya, “Hayır” yanıtını verdi.

Duruşma yarına ertelendi

Çağlar’ın sorgusunun ardından avukatı Gökmen Çantaoğlu söz aldı.

Çantaoğlu, müvekkilinin her hafta imza vermek zorunda olduğunu belirterek adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme başkanı, adli kontrol tedbirleriyle ilgili taleplerin yarın dosya üzerinden değerlendirileceğini açıkladı ve duruşmayı sona erdirdi.

İlginizi Çekebilir

RECEP TAYYİP ERDOĞAN: İSTANBUL HAVALİMANI KÜRESEL BAĞLANTI GÜCÜNDE DÜNYA LİDERİ

EFENEWS – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir