İBB Davası’nda Ara Karar: 2 Tahliye, 51 Kişinin Tutukluluğu Sürecek

Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 kişinin yargılandığı İBB Davası’nın 75’inci duruşması tamamlandı. Gün boyunca tutuklu sanıkların tahliye taleplerine ilişkin beyanların alındığı duruşmada mahkeme heyeti, Ali Rıza Akyüz ve Serkan Öztürk’ün tahliyesine karar verdi. Ekrem İmamoğlu dahil 51 kişinin ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Savcılık, ara karar öncesinde sunduğu mütalaada 53 tutuklu sanığın tamamının tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti verilen aranın ardından kararını açıkladı.

Son iki tahliye kararıyla birlikte davada tutuklu bulunanların sayısı 51’e gerilerken, yargılama sürecinde tahliye edilenlerin toplam sayısı 59’a yükseldi.

İmamoğlu: “Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür”

Duruşmanın son bölümünde kürsüye çıkan Ekrem İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara tepki gösterdi ve duruşmaların canlı yayınlanması yönündeki çağrısını yineledi.

İmamoğlu, “Evet canlı yayın istiyorum, misliyle istiyorum. Hatta başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Millet görsün, kendi kararını versin. Ben her şeyimle açığım, veremeyeceğim hesabım da yoktur çünkü millet şahidimdir” dedi.

Yargılama sürecini eleştiren İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nasreddin Hoca fıkrası gibi bir hukuk düzeninden bahsediyoruz. Bu kötü düzen Türkiye için en büyük tehdittir. 23 hâkim değiştirildi benim duruşmalarımda. Bir Adalet Bakanı sanığın savunmasını ‘siyasi şov’ olarak değerlendiremez. Biz burada Türkiye’yi çok ağır bir sürece iten muhterislerle karşı karşıyayız. Bu ‘iftiraname’, bu ‘terfiname’… Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür. Bir tek delili ben burada göremedim, gören varsa yansıtsınlar ben özür dileyeceğim.”

“Kendim için tahliye istemiyorum”

Konuşmasının devamında uzun tutukluluk sürelerine değinen İmamoğlu, kendi adına tahliye talebinde bulunmayacağını söyledi.

“Adalet çökerse devlet çöker. Tutuklama tedbirdir, ceza değildir ama aylar, yıllar boyunca devam eden tutukluluk artık fiilen cezadır. 18 ay bitti, dile kolay, 1,5 yıl! İnsanların hayatları ellerinden alınıyor. Bu dosyadaki adil yargılama ihlalleri giderilmeden benim şahsım adına tahliye talep etmemin hiçbir zemini yoktur.”

İmamoğlu, belediye başkanları, çalışma arkadaşları ve diğer tutuklu sanıkların serbest bırakılmasını istedi.

Avukatı Mehmet Pehlivan’ın tutukluluğuna da değinen İmamoğlu, “Avukatım 1,5 yıldır tutuklu. Savunma hakkımın takipçisi tutuklu. Ben avukatların tehdit edilmediği, operasyon yapılmadığı bir Türkiye istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Savunmamın tutuklanmasından kitabımın tutuklanmasına geldim”

İmamoğlu, savunmasının ve hazırladığı kitabın engellendiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Canlı yayınlayın dedin, yayınlamadılar. Bu salondan gerçekleri ortaya koyayım dedim, o da olmadı. Milletime kitap olarak gitsin dedim, onlar korktular bunu da yaptırmadılar. Avukatımın tutuklanmasından savunmamın tutuklanmasına, ardından kitabımın tutuklanmasına geldik. Bir sonraki aşama nedir gerçekten merak ediyorum. Susturamayacaksınız; savunma susturulamaz, millet susturulamaz.”

Buğra Gökce: “Telefonda konuşmadan nasıl çalışacağız?”

Duruşmada tahliye talebine ilişkin söz alan İPA Başkanı Buğra Gökce de hakkındaki suçlamalara karşı savunma yaptı.

Belediye encümeninin aldığı kararlara imza atmasının suç olarak değerlendirilmesini eleştiren Gökce, “Belediye encümeninin aldığı kararlara imza atmak suç ise, Çankaya’da, İzmir’de de binlerce yıl ceza alacak kadar suç işlemiş olabilirim. Bu suçu Türkiye’de işlememiş bürokrat yoktur. Hatta bazıları şu an bakanlıklarda çalışıyordur” dedi.

Attığı imzaların örgüt adına olduğu iddiasına da karşı çıkan Gökce, “Örgüt adına olması için menfaat sağlamam lazım. Kredi ile aldığım bir evim var, arabam yok. Cezaevinde yattığım sürede de maddi sıkıntı yaşıyorum ve bununla da onur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu ile arasındaki HTS ve baz kayıtlarına değinen Gökce, “İBB Başkanı ile telefonda konuşmayıp, belediyede baz vermezsem nasıl çalışacağız?” diye sordu.

Gökce savunmasını, “Sizden merhamet istemiyorum, adalet istiyorum” sözleriyle tamamladı.

Murat Ongun: “Zenginleştiğime dair bulgu yok”

Murat Ongun da tahliye talebine ilişkin beyanında hakkındaki iddialara karşı çıktı. Dosyanın yaklaşık yedi aydır kovuşturma aşamasında olduğunu belirten Ongun, kendisiyle ilgili iddiaların beyanlara dayandığını savundu.

Zenginleştiğine ilişkin herhangi bir bulgu olmadığını söyleyen Ongun, 2022 yılındaki mal beyanında otomobili bulunduğunu, 2025 yılında ise otomobilinin olmadığını ifade etti.

Ongun, “İddiayı atanın ispat etmesi gerekirken ben hem cezaevinde kalıyorum hem de yalanlarını ispat etmeye çalışıyorum” diyerek tahliyesini talep etti.

Gürkan Akgün: “Pırıl pırıl insanlar yargılanıyor”

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün ise ihaleye fesat karıştırma ve kamu zararına dolandırıcılık suçlamalarında hile unsurunun ortaya konulamadığını savundu.

Akgün, “Günlerdir huzurda kimlerin yargılandığını gördük. Bu iddianameyle sadece tweet attı diye, yani fikirlerini paylaştı diye gencecik, pırıl pırıl insanlar yargılanıyor. Bu iddianameyle sadece avukatlık faaliyeti yaptığı gerekçesiyle avukatlar yargılanıyor, savunma yargılanıyor” dedi.

Akgün, tutuksuz yargılama kararı verilmesini talep ederek kararın mahkeme heyetinin takdirinde olduğunu ifade etti.

Ramazan Gülten kızından söz etti

Tahliye talebine ilişkin savunma yapan Ramazan Gülten, hakkında menfaat elde ettiğine ilişkin somut bir delil veya beyan bulunmadığını söyledi.

Tutuklu bulunduğu sırada dünyaya gelen kızının birçok ilkini kaçırdığını anlatan Gülten, “İlk adımlar ve ilk yaş günü geride kaldı” ifadelerini kullandı.

Doğan Hamit Doğruer sağlık durumuna dikkat çekti

Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer, 35 yıllık çalışma hayatı boyunca maaşı dışında hesabına para girmediğini söyledi.

Cilt kanseri geçirdiğini belirten Doğruer, “18 aydır kontrollerim yapılmıyor” diyerek sağlık durumuna dikkat çekti ve tahliyesini istedi.

Kağan Sürmegöz: “Eski dönemdeki işlerde de imzam var”

İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz de yaklaşık 20 yıldır ihaleye katılım şartlarının aynı olduğunu belirterek, “Eski dönemdeki işlerde de benim imzam var. O dönemde de doğru yapıyorduk ve bunu devam ettirdik” dedi.

Sürmegöz, dosyada kullanılan bilirkişi raporunun geçersiz ve hukuka aykırı olduğunu savunarak tahliyesini talep etti.

Davada tahliye edilenlerin sayısı 59’a çıktı

İBB Davası 107 tutuklu sanıkla başlamış, Beyoğlu Belediyesi dosyasının birleşmesiyle tutuklu sayısı 110’a yükselmişti.

Yargılama sürecindeki ilk tutukluluk incelemesinde 18, ikincisinde 15, üçüncüsünde 9, dördüncüsünde 9 ve beşincisinde 6 kişi tahliye edilmişti.

Ali Rıza Akyüz ve Serkan Öztürk hakkında verilen son kararla birlikte tahliye edilenlerin toplam sayısı 59’a yükseldi. Davada 51 kişinin tutuklu yargılanmasına devam edilecek.

Duruşmalar Silivri’de yargılama öncesinde inşa edilen yeni duruşma salonunda sürüyor.

İddianamede ağır suçlamalar yer alıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden”; çeşitli bakanlıklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Şişli Belediyesi ise “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede 16 kişi müşteki, 7 kişi firari ve 5 kişi “müşteki sanık” olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.

Savcılık tarafından hazırlanan “örgüt şemasında” Ekrem İmamoğlu “örgüt elebaşı”; Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ve Murat Gülibrahimoğlu ise “örgüt yöneticisi” olmakla suçlanıyor.

İddianamede İmamoğlu hakkında “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “rüşvet”, “irtikap”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve farklı suçlamalar yöneltiliyor. İmamoğlu’nun toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Fatih Keleş hakkında 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya, Murat Ongun hakkında 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya, Ertan Yıldız hakkında 86 yıldan 251 yıla, Adem Soytekin hakkında 67 yıldan 194 yıla, Murat Gülibrahimoğlu hakkında 19 yıl 6 aydan 51 yıla ve Hüseyin Gün hakkında 20 yıldan 40 yıla kadar hapis cezaları isteniyor.

İddianamede Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması da talep ediliyor.

Görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 35 yıldan 91 yıla, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık hakkında ise 30 yıldan 88 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Beyoğlu Belediyesi dosyası davayla birleştirildi

Görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 7 kişi hakkında hazırlanan iddianame daha önce ana davayla birleştirilmişti.

İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlamaları kapsamında 9 yıl 8’er aydan 31 yıl 8’er aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

75’inci duruşmanın ardından İBB Davası’nda 51 kişinin tutuklu yargılanmasına devam edilecek.

İlginizi Çekebilir

MHP Genel Sekreter Yardımcısı Osmanağaoğlu, Gaziantep’te konuştu

- "Terörsüz Türkiye, emperyalizmin dayatmalarına karşı koyan iradenin ortak adıdır"

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir