EFENEWS – Kilo vermek isteyen birçok kişi sürece aynı noktadan başlıyor: Daha az yemek, bazı besinleri tamamen kesmek, kısa sürede hızlı sonuç almak ve tartıda düşüş görmek. Ancak bu yaklaşım çoğu zaman geçici bir başarı sağlıyor. Bir süre sonra verilen kilolar geri geliyor, motivasyon düşüyor ve kişi kendini yeniden başarısız hissediyor. Uzm. Dyt. Samet Yağlı’ya göre burada asıl problem kişinin iradesiz olması değil; sürdürülebilir olmayan, gerçek hayata uymayan ve kişiyi sürekli kısıtlayan bir sistemin içine girmesi. “Beslenme sürecinde insanlara çoğu zaman ne yememeleri gerektiği anlatılıyor. Oysa asıl mesele, kişinin yoğun iş temposunda, sosyal hayatında, seyahatlerinde, davetlerde ve stresli dönemlerde beslenmesini nasıl yöneteceğini öğrenmesidir. Bir listeyi uygulamak başka, kendi hayatına uygun bir düzen kurmak bambaşka bir şeydir” diyen Yağlı, diyet sürecinin yalnızca tartı odaklı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Hızlı sonuç vaat eden yöntemlerin kısa vadede cazip göründüğünü belirten Uzm. Dyt. Samet Yağlı, asıl başarının sürdürülebilirlik olduğunu söylüyor. “Bir kişinin birkaç haftada hızlı kilo vermesi tek başına başarı değildir. Asıl başarı, o kiloyu sağlıklı şekilde verebilmek, kas kaybını önlemek, beslenme düzenini öğrenmek ve verilen kiloyu geri almamaktır. Bu yüzden diyet süreci bir yarış değil, kişinin kendi bedenini tanıdığı bir eğitim süreci olarak görülmelidir” diyen Yağlı, doğru beslenme yaklaşımının yaşam kalitesini artıran önemli bir yatırım olduğunu belirtiyor.
EfeNews Görünür Haberlerin Adresi