İSTANBUL (AA) – Schneider Electric, yapay zeka veri merkezlerinde kullanımı gündeme gelen 800 VDC güç mimarilerindeki ark parlaması risklerinin değerlendirilmesi ve yönetilmesine yönelik analizinin sonuçlarını paylaştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerinin tasarım yaklaşımlarından hareketle hazırlanan araştırmada, farklı konfigürasyonlara sahip iki 800 VDC mimarisi karşılaştırıldı. Bulgular, ark parlamasının etkilerinin sistem mimarisi, kapasitörlerin yerleşimi ve arızanın giderilme biçimine göre değiştiğini ortaya koydu.
Çalışmada, kapasitör etkisinin yüksek olduğu varsayımlarda 800 VDC sistemlerde ark parlaması riskinin yönetilebilir olduğu, risk seviyesinin birçok durumda tipik alternatif akım (AC) sistemleriyle karşılaştırılabilir düzeyde kaldığı sonucuna ulaşıldı.
Yapay zeka veri merkezlerinde artan güç yoğunluğu nedeniyle 800 VDC mimarilerinin kullanımı gündeme gelirken, söz konusu altyapının 400 kilovat ve üzerindeki bilgi teknolojileri kabinlerini desteklemesi hedefleniyor. Daha yüksek çalışma gerilimleri ise arıza davranışı, koruma koordinasyonu ve güvenli çalışma uygulamalarının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesini gerektiriyor.
– İki farklı mimari incelendi
Araştırmada, kabin ve tesis seviyesindeki iki farklı 800 VDC mimarisi standartlara dayalı yöntemler, geçici durum simülasyonları ve sistem seviyesinde modellemeyle değerlendirildi. Kabin seviyesindeki "sidecar" veya güç kabini olarak adlandırılan mimariye ilişkin vaka çalışmasında, koruma cihazı bulunmadığı varsayımında, maruz kalınan enerji seviyesinin referans alınan santimetrekare başına 1,2 kalori kişisel koruyucu ekipman eşiğinin altında kaldığı tespit edildi. Tesis seviyesindeki merkezi 800 VDC mimarisinde ise aşırı akım korumasının bulunmadığı varsayımı altında, maruz kalınan enerji seviyesinin kabin seviyesindeki tasarımlardan daha yüksek olabileceği belirlendi.
Analizde ayrıca ters akımı engelleyen diyotların farklı noktalarında meydana gelen arızaların geri besleme, tepe akımı ve ark parlaması üzerindeki etkileri incelendi. Arıza katkısının standart koruma cihazlarıyla süre bakımından sınırlandırılması halinde ark parlaması enerjisi, çalışma ortamlarına uygun seviyelere indirilebilirken, genel olarak yaygın AC mimarileriyle karşılaştırılabilir hale geldi.
Araştırmaya göre, 800 VDC sistemlerde bir olayın ilk milisaniyelerinde kapasitör deşarjı, ark parlaması üzerinde belirleyici rol oynuyor. Sistem mimarisi, kapasitörlerin konumu, ters akımı engelleyen bileşenler ve milisaniye ölçeğinde devreye giren koruma sistemleri de risk seviyesini etkiliyor.
ETAP'ın geçici durum simülasyonu ve güç sistemi analiz araçlarından yararlanılarak gerçekleştirilen modellemelerde, DC sistemlerde kullanılan basitleştirilmiş ark parlaması analiz yöntemlerinin, kapasitör etkisinin yüksek olduğu sistemlerde riski olduğundan fazla tahmin edebildiği sonucuna ulaşıldı.
Schneider Electric, araştırmanın yanı sıra 800 VDC sistemlerde bakım çalışmalarının güvenli şekilde yürütülmesine yönelik, sistem çalışırken güç bileşenlerinin değiştirilmesini sağlayan "live swap" teknolojileri üzerinde de testler gerçekleştirdi.
– "Amacımız, sektörün daha yüksek gerilimli mimarilere güvenli ve emin adımlarla geçmesine yardımcı olmak"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, 800 VDC güç dağıtımının veri merkezi tasarımında önemli bir değişimi temsil ettiğini belirtti.
Daha yüksek gerilimli mimarilerin yeni güvenlik konularını beraberinde getirdiğine işaret eden Kumar, "Dünyanın önde gelen hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerinden bazılarıyla yürüttüğümüz çalışmalar, mühendislere ve güvenlik profesyonellerine ark parlaması risklerini değerlendirmek için ilk pratik çerçevelerden birini sunuyor. Bu yaklaşım, arıza davranışını anlamak, güvenli çalışma uygulamalarını oluşturmak ve etkili koruma sistemleri tasarlamak için yapılandırılmış bir yöntem sağlıyor. Amacımız, sektörün daha yüksek gerilimli mimarilere güvenli ve emin adımlarla geçmesine yardımcı olmak." ifadelerini kullandı.
ETAP Üst Yöneticisi (CEO) Tanuj Khandelwal da endüstri standartlarının ark parlaması ve elektrik güvenliği açısından önemini koruduğunu belirtti.
Geleneksel yöntemlerin karmaşık DC sistemlerinin çalışma biçimini tam olarak yansıtmayabildiğine değinen Khandelwal, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Gerçek riski anlayabilmek için mühendislerin sistem topolojisini, arıza davranışını, koruma koordinasyonunu, dönüştürücü tepkilerini, anahtarlama mantığını ve aktif koruma sistemlerini birlikte değerlendirmesi gerekiyor. ETAP, ekiplerin 800 VDC sistemleri gerçek çalışma koşullarına uygun biçimde modellemesini ve doğrulamasını sağlayarak, muhafazakar varsayımlardan daha doğru, yapay zeka destekli ve fizik temelli güvenlik ve operasyon kararlarına geçişi destekliyor."
EfeNews Görünür Haberlerin Adresi