İSTANBUL (AA) – Schneider Electric, "Yapay Zeka Çağında Yeni Hesaplama Ekonomisi: İklim Riski ve Dayanıklılığın Sermaye Üzerindeki Etkisi" başlıklı araştırmasının sonuçlarını paylaştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Schneider Electric Research Institute ve SE Advisory Services tarafından yürütülen araştırma, iklim tehlikelerinin varlık değerini ne ölçüde aşındırabileceğini sayısal olarak ortaya koyuyor.
Yapay zeka, çağının en hızlı büyüyen varlık sınıfı olan veri merkezlerine uygulandığında bu göstergeler, küresel veri merkezi varlık değerinin 388 milyar dolarlık kısmının henüz fiyatlanmamış iklim riski taşıdığını gösteriyor.
Çalışmaya göre, yeni yapay zeka çağı tesislerinde gigavatt başına fiziksel risk, mevcut kurulu altyapıya kıyasla yaklaşık 2,6 kat daha yüksek durumda bulunuyor. Bu artışta, büyük ölçekli kesintilerin oluşturabileceği finansal etkinin daha yüksek olması belirleyici rol oynuyor.
Araştırma, yayımlanmış olası yapay zeka büyüme senaryolarıyla değerlendirildiğinde, toplam iklim riski maruziyetinin 388 milyar dolardan 1 ila 3,7 trilyon dolar aralığına çıkabileceğine işaret ediyor. Bu da planlama ve inşaat aşamasındaki altyapının büyüklüğünü ortaya koyuyor.
Risk düzeyi, yerel tehlikeler, ısı stresi, enerji ve şebeke özellikleriyle kesintilerin tedarik zincirine nasıl yansıdığına bağlı olarak bölgelere göre belirgin şekilde değişiyor. Çin ve Avrupa, sırasıyla yüzde 56 ve yüzde 53 ile değer kaybı riskine en yüksek düzeyde maruz kalan bölgeler olarak öne çıkıyor. ABD ile Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde (APMEA) ise bu oran yüzde 28 seviyesinde bulunuyor.
Çalışma, soğutma, iş kesintisi, fiziksel hasar, ısı kaynaklı verimlilik kaybı ve karbon maliyetleri dahil olmak üzere beş temel iklim riski alanını tanımlıyor. İklime göre uyarlanmış bir değerleme modeli kullanan çalışma, fiziksel tehlikeleri ve geçiş risklerini indirgenmiş nakit akışı etkilerine dönüştürerek varlık değeri kaybına ilişkin denetlenebilir, tesis bazlı tahminler üretiyor.
– "İklim riski, tesis düzeyinde ölçülmeden fiyatlandırılamaz"
Küresel doğal afet kayıpları 2025'te sigorta kapsamını yaklaşık 170 milyar dolar aştı. Bu fark her yıl yüzde 6 ila 10 artıyor ve iklim tehlikeleri yoğunlaştıkça varlık sahiplerinin risk düzeyini yükseltiyor. Veri merkezi işletmecileri ve varlık sahipleri açısından bu durum, iklim riskinin giderek daha fazla sigorta kapsamı dışında kaldığı anlamına geliyor. Bu da iklim dayanıklılığını doğrudan tesis tasarımına ve operasyonlarına entegre etme gerekçesini pekiştiriyor.
Araştırma, iklim dayanıklılığı yatırımlarının önemli ölçüde değer koruyabildiğini ortaya koyuyor. Proaktif uyum yatırımları, kurulu kapasite genelinde 150 milyar dolarlık net değer korunmasını sağlıyor ve test edilen tüm senaryolarda riske maruz değerin yüzde 30 ila 39'unu koruma altına alıyor. Enerji satın alma anlaşmaları, sıvı soğutma, mikro şebekeler ve iklim verilerine dayalı yer seçimi gibi önlemleri halihazırda uygulayan işletmeciler için çalışma, bu yatırımların koruduğu varlık değerini ölçmeye yönelik finansal bir çerçeve sunuyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Schneider Electric Enerji Yönetimi İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frederic Godemel, iklim riskinin, tesis düzeyinde ölçülmeden fiyatlandırılamayacağını belirtti.
Modelin, söz konusu boşluğu ortadan kaldırarak tekil varlıklardan küresel portföylere kadar ölçeklenebilen, ayrıntılı ve denetlenebilir değerlemeler ürettiğini ve bunları doğrudan uyum adımlarına dönüştürdüğünü aktaran Godemel, "En dayanıklı tesisler, iklim riskini öngörmek, buna uyum sağlamak ve gerektiğinde yanıt vermek için enerji teknolojisi ve zekasıyla donatılmış tesisler olacak." ifadelerini kullandı.
EfeNews Görünür Haberlerin Adresi