ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Riyad arasında Suudi Arabistan’ın nükleer enerji kapasitesini geliştirmeye yönelik yapılan anlaşmanın önemli bir koşula bağlı olduğunu açıkladı. Trump, anlaşmanın Suudi Arabistan’ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesini öngören İbrahim Anlaşmaları’na katılması şartıyla ilerleyeceğini belirtti.
TRUMP’TAN İBRAHİM ANLAŞMALARI VURGUSU
Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ile Suudi Arabistan arasındaki nükleer anlaşmanın “Suudi Arabistan’ın son derece saygın ve başarılı İbrahim Anlaşmaları’na katılımına bağlı” olduğunu ifade etti.
ABD’nin arabuluculuğunda hayata geçirilen İbrahim Anlaşmaları, bazı Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini amaçlıyor.
Suudi Arabistan ise daha önce yaptığı açıklamalarda, bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan İsrail’i tanımayacağını belirtmişti. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre ise Riyad’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılmaması durumunda nükleer anlaşma geçersiz olacak.
ANLAŞMANIN METNİ HENÜZ KAMUOYUNA AÇIKLANMADI
İsrail’i tanıma ve İbrahim Anlaşmaları’na katılma şartının, henüz kamuoyuyla paylaşılmayan nükleer anlaşmanın resmi metninde bulunup bulunmadığı bilinmiyor. Suudi Arabistan’ın söz konusu koşulu kabul edip etmediği konusunda da henüz net bir açıklama yapılmadı.
Riyad yönetimi, Trump’ın açıklamalarına şu ana kadar yanıt vermedi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, 23 Temmuz Perşembe günü yaptığı açıklamada, Trump’ın bu koşulu daha önce Suudi liderlerle birçok kez görüştüğünü söyledi.
Leavitt, Trump’ın Suudi Arabistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılmaması halinde anlaşmanın geçersiz olacağını daha önce açıkça belirttiğini ifade etti. Görüşmelerin Suudi yetkililerle devam edeceğini de sözlerine ekledi.
TRUMP: URANYUM ZENGİNLEŞTİRME OLMAYACAK
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşma kapsamında gündeme gelen uranyum zenginleştirme tartışmalarına da açıklık getirdi.
Trump, “herhangi bir malzeme zenginleştirme işlemi olmayacak” açıklamasını yaparken, söz konusu anlaşmayı yalnızca askeri olmayan kullanımları kapsayan bir “Sivil Nükleer Anlaşma” olarak tanımladı.
Riyad ile Washington arasında imzalanan anlaşmanın tam metni ise dünya kamuoyuna henüz açıklanmadı.
URANYUM ZENGİNLEŞTİRME İDDİALARI GÜNDEMDE
ABD medyasında yer alan bazı haberlerde, anlaşmanın gelecekte Suudi Arabistan’a uranyum zenginleştirme imkânı sağlayabileceği öne sürüldü.
Uranyum, nükleer enerji santrallerinde elektrik üretimi amacıyla yakıt olarak kullanılabildiği gibi nükleer silah üretiminde de kullanılabiliyor.
Uzmanlar, Suudi Arabistan’a uranyum zenginleştirme konusunda izin verilmesinin ABD açısından bir ilk olabileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir adımın, halihazırda istikrarsızlıkların yaşandığı bölgede gelecekte nükleer silahların yayılması riskini artırabileceği değerlendiriliyor.
Bununla birlikte birçok uzman, olası bir uranyum zenginleştirme sürecinin onlarca yıl sürebileceğini ve uluslararası toplumun ciddi tepkisiyle karşılaşabileceğini belirtiyor.
ABD ENERJİ BAKANLIĞI: BARIŞÇIL NÜKLEER İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI
ABD Enerji Bakanlığı, Washington ile Riyad arasındaki anlaşmayı “barışçıl nükleer işbirliği anlaşması” olarak tanımladı.
Bakanlık ayrıca nükleer işbirliği anlaşmasının yanı sıra iki ülke arasında ikili bir güvence anlaşmasının da imzalandığını duyurdu.
Yapılan açıklamada, iki anlaşmanın birlikte nükleer silahların yayılmasının önlenmesi başta olmak üzere çeşitli ekonomik ve stratejik hedeflere hizmet edeceği belirtildi. Anlaşmaların, onlarca yıl sürmesi ve milyarlarca dolarlık bir ortaklığın hukuki temelini oluşturması bekleniyor.
SUUDİ ARABİSTAN’DAN ANLAŞMAYA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Suudi Arabistan hükümeti de anlaşmayla ilgili bir açıklama yayımladı.
Riyad yönetimi, anlaşmanın “iki ülke arasındaki enerji sektöründeki mevcut işbirliğinin bir uzantısını temsil ettiğini” bildirdi.
Açıklamada ayrıca anlaşmanın, Suudi liderin Kasım 2025’te Washington’a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından geldiğine dikkat çekildi.
ABD-SUUDİ ARABİSTAN NÜKLEER ANLAŞMASINDAN NELER BEKLENİYOR?
Uzun yıllardır ABD’nin bölgedeki önemli müttefiklerinden biri olan Suudi Arabistan, İran saldırılarının hedefi olan birçok ABD üssüne ev sahipliği yapıyor.
Nükleer anlaşmanın zamanlaması da bölgedeki gelişmeler açısından dikkat çekiyor. Anlaşma, İran’ın Yemen’deki müttefikleri Husilerin Suudi Arabistan’a karşı bir “deniz ablukası” ilan etmesinden iki gün sonra gerçekleşti.
Washington ile Riyad arasındaki nükleer işbirliğinin geleceği açısından en önemli başlıklardan birini ise Suudi Arabistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılıp katılmayacağı oluşturuyor. Trump yönetiminin açıklamalarına göre, Riyad’ın İsrail ile normalleşme sürecine dahil olmaması durumunda nükleer anlaşmanın geçerliliği de doğrudan etkilenebilir.
EfeNews Görünür Haberlerin Adresi