TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşmeleri süren ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak da anılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerinde değerlendirmeler devam ediyor.
Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, düzenlemenin yalnızca Cumhur İttifakı’nın değil, milletin ortak iradesini yansıttığını belirterek, “Bu teklif, devlet aklıyla millet vicdanını buluşturan bir Türkiye mutabakatıdır.” dedi.
Komisyonda sunum yapan Abdulhamit Gül, kanun teklifinin Türkiye’nin geleceğini terörün oluşturduğu yükten kurtarmayı, toplumsal huzuru güçlendirmeyi ve milli birliği pekiştirmeyi hedeflediğini söyledi. “Terörsüz Türkiye” sürecinin temelinde şehitler ve gazilerin fedakârlıkları bulunduğunu vurgulayan Gül, onların emanetine sahip çıkmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Gül, ortak acıların ortak bir umuda dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, terörün Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına uzanan etkilerini sona erdirecek tarihi bir sürecin inşa edildiğini dile getirdi. Yıllardır ülkenin kaynaklarını tüketen ve kalkınmayı olumsuz etkileyen terörün tasfiye aşamasına geldiğini söyleyen Gül, “Terörsüz Türkiye” sürecinin herhangi bir pazarlığın sonucu olmadığını, toplumun beklentileri doğrultusunda başlatıldığını ifade etti. Silahların tamamen susmasının ardından Türkiye’nin bölgesel huzurun güvencesi olacağını kaydetti.
Büyük bir siyasi uzlaşıyla hazırlanan teklifin tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Gül, sürecin 26 Ağustos 2024’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ahlat’ta yaptığı “iç cepheyi tahkim” çağrısıyla başladığını, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı çağrının ise sürecin önemli kilometre taşlarından biri olduğunu söyledi.
“Terörsüz Türkiye bir millet mutabakatıdır”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un süreçte önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Gül, siyasi partilere de desteklerinden dolayı teşekkür etti. Teklifin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda yer alan öneriler doğrultusunda hazırlandığını belirten Gül, “Teklifimiz sadece bir grubun değil, doğrudan milletimizin teklifidir. Devlet aklıyla millet vicdanını buluşturan ortak aklın ürünüdür.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada sınırların yapay ittifaklarla yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını dile getiren Gül, terör nedeniyle yaklaşık 2,3 trilyon dolarlık doğrudan ve dolaylı ekonomik kayıp yaşandığını belirtti. Sürecin hukuk, demokrasi ve toplumsal huzur açısından yeni fırsatlar sunacağını da sözlerine ekledi.
“Türkiye’nin makus gidişatına dur dedik”
Türkiye’nin geçmişte demokrasiye ve milli birliğe yönelik çok sayıda tehditle karşı karşıya kaldığını ifade eden Gül, AK Parti olarak benzer acıların tekrar yaşanmaması için mücadele ettiklerini söyledi.
Kürt vatandaşlara yönelik ret ve inkâr politikalarını reddettiklerini belirten Gül, herkesin huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye hedefiyle hareket ettiklerini dile getirdi. OHAL’in kaldırılması, Kürtçe üzerindeki yasal engellerin kaldırılması, TRT Kürdi’nin yayın hayatına başlaması, yerleşim yerlerinin eski isimlerinin iadesi ile üniversitelerde Kürtçe ve Zazaca çalışmalarının desteklenmesi gibi adımları hatırlattı.
Türkiye’de herkesin eşit ve birinci sınıf vatandaş olduğunu vurgulayan Gül, “Kürt’ün onurunu ve Türk’ün gururunu aynı anda koruyan bir anlayışla hareket ediyoruz.” dedi.
Kanun teklifinin kapsamı açıklandı
Gül, teklifin temel amacının PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı yapıların tamamen silah bırakması, örgütsel varlıklarının sona erdiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu durumun Milli Güvenlik Kurulu kararıyla Resmi Gazete’de ilan edilmesinin ardından bazı hukuki süreçlere ilişkin düzenlemelerin uygulanmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte herhangi bir erteleme kararının otomatik olarak uygulanmayacağını vurgulayan Gül, kritik şartın örgütün tamamen tasfiye edilmesi, silahların teslim edilmesi ve bunun devlet tarafından teyit edilmesi olduğunu ifade etti.
Teklif kapsamında örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen ve 1 Haziran 2005 öncesine ilişkin müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren kasten öldürme suçlarının kapsam dışında tutulacağını belirten Gül, örgüt mensuplarının şahsi suçlarının da düzenlemeye dahil edilmediğini söyledi.
Ayrıca, üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmaların 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası veya müebbet gerektiren suçlarda ise 10 yıl süreyle ertelenebileceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında bir takip kurulu oluşturulacağını ve TBMM bünyesinde İzleme Komisyonu kurulacağını açıklayan Gül, “Bu süreçte tek denetim mercii millettir ve Meclis’tir. Günlük siyasi hesapları bir kenara bırakalım. Silahlar sussun, bundan herkes memnun olsun.” çağrısında bulundu.
MHP: “Terörü tarihin karanlık sayfalarına gömüyoruz”
Teklifin ilk imzacılarından MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da terörün yarım asırdır Türkiye’ye büyük bedeller ödettiğini belirterek, “Terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzereyiz.” dedi.
Terörsüz Türkiye’nin devlet politikası olduğunu vurgulayan Yıldız, sürecin devletin bekası, hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınmayı kapsadığını söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti heyetiyle tokalaşmasının yeni bir siyasi sürecin kapısını araladığını ifade eden Yıldız, Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihli çağrısını tarihi bir milat olarak değerlendirdi.
Yıldız, Türkiye Cumhuriyeti’nin herkesin ortak devleti olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye’nin sonuna kadar arkasındayız. Tahakküm zincirleri kopuyor, bundan korkuyorlar.” ifadelerini kullandı.
Konuşması sırasında İYİ Parti milletvekilleriyle kısa süreli sözlü tartışma yaşayan Yıldız, “Saygılı olun. Dinleyeceksiniz, ajitasyonlara ben pabuç bırakmam.” dedi.
DEM Parti: “Barışı kalıcı hale getirelim”
Teklifin ilk imzacılarından DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise TBMM’nin tarihi bir döneme tanıklık ettiğini belirtti.
Sadece bir kanun teklifinin değil, ortak geleceğin ve kalıcı barışın konuşulduğunu söyleyen Koçyiğit, DEM Parti’nin ilk kez bir kanun teklifinde ilk imzacı olarak yer aldığını hatırlattı.
Atılan imzaların ortak geleceğe vurulan bir mühür niteliğinde olduğunu ifade eden Koçyiğit, tüm siyasi partileri sürece destek vermeye davet ederek, “Barışı kalıcı hale getirelim. Meclis’in, iktidarın ve muhalefetin bu sürecin ortak paydaşı olması gerekiyor.” dedi.
Koçyiğit, teklifi demokratik çözüm sürecinin başlangıç adımı olarak gördüklerini belirterek, bundan sonraki demokratik reformlara da öncülük edeceğini ifade etti.
TBMM Adalet Komisyonu’nda kanun teklifi üzerindeki görüşmeler sürüyor.
EfeNews Görünür Haberlerin Adresi