EFENEWS – Türkiye ve Azerbaycan arasında süregelen kardeş ülke söylemi, rahmetli Haydar Aliyev’in “Bir Millet İki Devlet” bakış açısı ile ete kemiğe bürünmüş ve giderek Türk dünyası ülkelerine uzanan bir boyuta ulaşmıştır.
Sovyetler Birliği’nin 26 Aralık 1991’de dağılması ile 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan ederek Azerbaycan Cumhuriyeti adını almıştır. Türkiye 9 Kasım 1991’de Azerbaycan’ı tanıyan ilk ülke olmuş, 14 Ocak 1992’de kurulan, Bakû Başkonsolosluğumuz da Büyükelçilik seviyesine çıkarılmıştır.
15 Haziran 2021 tarihinde bölgedeki karışıklıklar ve Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri ile Nahçıvan sorunu dolayısıyla, imzalanan ikili anlaşmalarıyla (SUŞA BEYANNAMESİ) Türkiye, Azerbaycan ilişkileri müttefiklik düzeyinden, stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür.
Bakû-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve TANAP Projesi de iki kardeş ülkeyi ekonomik olarak birbirine sıkı sıkı bağlamıştır.
Ermenistan ile sağlanan barış iklimi ve Karabağ ile Nahçıvan sorununun çözümü aşamasında; ABD’nin arabuluculuğuyla, güvenlik ve ekonomik işbirliği başta olmak üzere bölge, jeopolitik yönden de ayrı bir önem kazandı.
Burada Azerbaycan’ı Nahçıvan’a bağlayan ZENGEZUR Koridoru ve bu koridorun işler hale gelmesiyle elde edilecek kazanımlar Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan başta olmak üzere bölgedeki Rusya, Çin, Hindistan, Pakistan, İran ve ABD ve Batılı ülkeler arasında da dikkat çekici bir ekonomik ve stratejik önem kazandı.
Koridorun açılması, Türkiye’nin 2024 yılında 256 milyar dolara ulaşan ticari potansiyelinin, Orta Asya, Çin ve Kafkas ülkeleri üzerinden yapılabilecek taşımalarla %20 ve üzeri bir artış sağlayabileceği imkânına ulaşabiliyor. Ayrıca transit taşımacılıktan da istihdam ve gelir kaynağı sağlanabiliyor. Liman, gümrük, lojistik depolama ve demiryolu taşımacılığı, fiber optik ağ entegrasyonu da bölgenin cazibesinde ayrı bir ivmesi kazandırabiliyor.
Trans-Hazar taşıma koridorunda şu an, Hazar Denizi geçişi için gemi bekleme süreleri, Gürcistan üzerinden geçişlerde liman ve gümrük gecikmeleri, farklı hatlarda vagon ebat farklılıkları nedeniyle aktarma zorunlulukları sebebiyle nakliye ve ulaşım sürelerini uzatabiliyor.
Orta Koridor olarak da adlandırılan bu yol, İran üzerinden açılacak güney hattında Gürcistan’ın etkinliğini azaltacaktır. Yükler Kars’tan geçerek Nahçıvan üzerinden Azerbaycan’a oradan da Hazar’ın güneyinden geçerek Türkmenistan ve Afganistan’a ulaşabilecektir. Taşıma süreleri ise 16-18 günden 10 güne düşecektir. Bu durum ise deniz taşımacılığında maliyetleri %15-20 oranında düşürecektir.
Mevcut hat sayılarındaki eksiklikler, güzergâh içindeki bölge ülkeleri tarafından giderildiğinde, yol boyunca çiftli demiryolu ve eşit açıklıktaki ray sistemleri ile vagon aktarma işlemi de sona erdiğinde transit geçiş süreleri daha da kısalacaktır.
ABD’nin 99 yıllığına proje geliştirme hakkı elde ettiği anlaşma ile TRUMP ROTASI olarak adlandırılan 43 kilometrelik kritik Syunik (Zengezur) bölgesi Ermenistan egemenliğinde olacak ancak 99 yıllığına ABD destekli bir konsorsiyuma alt kiralama yöntemi ile işletilecektir.
Ermenistan bu koridorun hayata geçmesi ile bölgenin istikrara kavuşması neticesinde istihdamdan, ekonomik kazanımlara ve ihraç kolaylıkları ile de lojistik bir merkez olma yolunda önemli bir konuma gelecektir.
Türkiye, Azerbaycan bu koridorun kapasitesini artırma yolunda hızlı adımlarla anlaşma ve inşaa faaliyetleri yürütmektedir. Türkiye tarafında 224 kilometrelik çift hatlı ve elektrikli Kars-Dilucu Demiryolu Zengezur koridoruna bağlanmaktadır. Azerbaycan ise Karabağ’ın yeniden imarı çerçevesinde, Suşa’ya uzanan demir yolu hattı ile 101,5 kilometre uzunluğunda Zafer Yolu ile bölgeyi turizm ve lojistik yönden cazibe haline getirme çabaları içindedir.
Bu gelişmeler bölge ülkeleri ve Batılı ülkeler bazında Türkiye ile Azerbaycan dostluğu ve Ermenistan’ı ön planda tutmaktadır. Her üç ülkede bu fırsat ve barış ortamına birlikte hareket ederek ekonomik kazanım ile bölge huzuruna çok büyük katkı sunacaktır.
Ali BOZKUŞ
EfeNews Görünür Haberlerin Adresi