SÖZ VERİYORUM!

EFENEWS – 

SÖZ VERİYORUM

Bugün bu köşede ilk kez sizlerle buluşuyorum.

Bu web sitesinde ilk yazımı kaleme alırken, her şeyden önce kendime ve sizlere bir söz vermek istiyorum:

İşçinin, emekçinin, alın teriyle yaşayan insanların haklarını savunacağım. Onların sesi, sözü ve kürsüsü olmaya çalışacağım.

Çünkü biliyorum ki bu ülkede milyonlarca insan sabahın erken saatlerinde evinden çıkıyor, akşam yorgun argın dönüyor. Fabrikada, hastanede, okulda, belediyede, atölyede, tarlada, markette, büroda ve daha birçok alanda emeğini ortaya koyuyor, fakat emeğini ortaya koyanların önemli bir bölümü, kendi geleceği hakkında söz sahibi olamadan yaşamaya zorlanıyor.

Düşük ücretler, güvencesiz çalışma, taşeron düzeni, işten çıkarılma korkusu, uzun çalışma saatleri ve örgütlenmenin önündeki engeller…

Bütün bunlar yalnızca ekonomik meseleler değildir.

Emeğin Hakkını Aramak Suç Değildir

Bir işçinin meslek örgütüne üye olması işveren karşısında güçlü olabilmesi demektir. Çalışanların kendi haklarını koruyabilmelerinin en temel demokratik yollarından biridir.

İşçi tek başına güçsüz olabilir ama örgütlü işçi, örgütüyle kendi geleceği hakkında söz söyleyebilir. Örgütlenme özgürlüğünü savunmak; yalnızca daha yüksek ücret istemek değildir. İnsanca çalışma koşullarını, iş güvencesini, adil ücretleri, toplu pazarlık hakkını ve işçinin çalışma yaşamında söz sahibi olmasını savunmaktır.

Bu nedenle ekonomik ve demokratik hakların önündeki her türlü baskıya, tehdide ve ayrımcılığa karşı durmak gerekiyor.

Çünkü örgütlenme hakkının olmadığı yerde gerçek anlamda çalışma demokrasisinden söz edilemez.

Emeğin Siyaseti Olur

Olmalıdır da. Çünkü siyaset yalnızca siyasi partilerin arasındaki bir faaliyet değildir.

Asgari ücretin belirlenmesi siyasal bir tercihtir. Emeklinin yaşam koşullarının tespiti de siyasettir. İşçinin kaç saat çalışacağı siyasettir. İş güvenliği önlemlerinin alınıp alınmayacağı siyasettir. Kamu kaynaklarının nereye harcanacağı da siyasetin alanıdır.  Bir işçinin emek mücadelesi nedeniyle işinden çıkarılıp çıkarılmayacağı bile siyasetin konusudur.

O halde emekçinin hayatını doğrudan etkileyen bütün bu sorunları konuşmak, tartışmak ve çözüm aramak da siyasetin bir parçasıdır.

Siyaset, insanları birbirinden ayıran bir alan olarak değil, toplumun ortak sorunlarına birlikte çözüm arandığı bir alandır.

Emeğin Temsili Olmadan Demokrasi Eksiktir

Bir ülkede işçiler, emekçiler, köylüler, emekliler ve gençler kendi gelecekleri hakkında söz sahibi değilse demokrasi eksiktir.

Demokrasi yalnızca birkaç yılda bir yapılan seçimden ibaret değildir. Demokrasi; işyerinde, mahallede, fabrikada, okulda, hastanede ve hayatın her alanında insanların söz söyleyebilmesidir. Bu nedenle sendikal mücadele ile demokratik mücadeleyi birbirinden koparmamak gerekir. Örgütlü toplum, güçlü toplumdur.

Emeğin örgütlenmesinden korkmak yerine, onu demokratik yaşamın bir güvencesi olarak görmek gerekir.

Bu Köşe Sadece Benim Değil

Bu köşede yalnızca kendi düşüncelerimi anlatmak istemiyorum.

İşçinin yaşadığı sorunu, emekçinin geçim mücadelesini, gençlerin geleceksizliğini, emeklilerin yaşam mücadelesini, sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri ve toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı adaletsizlikleri konuşmak istiyorum.

Üretim alanlarının her kesiminden arkadaşlarımızın da görüşlerine yer vereceğiz.

Eleştireceğiz.

Soracağız.

Araştıracağız.

Yanlış gördüğümüzü söyleyeceğiz.

Doğru bildiğimizi savunacağız.

Ama en önemlisi, emeğin ve adaletin tarafında duracağız.

Söz Veriyorum

İşçinin hakkını savunacağım.

Emekçinin sesi ve sözü olacağım.

Emeğin örgütlenme özgürlüğünü savunacağım.

Güvenceli ve insanca çalışma hakkının yanında duracağım.

Haksızlığa uğrayanın sesini duyurmaya çalışacağım.

En önemlisi, kalemimi korkmadan, emeğin ve adaletin yanında kullanacağım.

Belki tek başımıza her şeyi değiştiremeyiz, fakat

Birlikte konuşabilmeliyiz,

Birlikte düşünebilmeliyiz,

Emeğin örgütlü gücünü birleştirmeliyiz.

Cemal BİLGİN

İlginizi Çekebilir

GÜVENCESİZ MADENCİLİĞE KARŞI ORTAK MÜCADELE

EFENEWS – Madencilik denildiğinde çoğu insanın aklına yerin yüzlerce altındaki maden süreci gelir. Bu sürecin …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir